Anket

Mahjong Türkiye'de tutar mı?
 
Kaybetmek
Deniz Gençtürk tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 27 Kasım 2010 16:13
Türkçe çeviri mevcut değil.

Türkiye'deki mahjong seven arkadaşlarıma Japonya'dan merhabalar. Dün mahjong parlorda sabahladım, iğrenç bir geceydi, tam 6000 yen kaybettim, yani yaklaşık 100 lira oluyor. Aslında bir gece sabaha kadar oynamak için bu parayı zaten verirdim de, yine de kazanıp ayrılmak varken bütün gece 4. ve 3. olup bir kez bile mangan yapamadan güneş doğması berbat bir duygu.

Neyseki en ucuz "rate" de yani "0.3" (tensan) oynuyordum da daha fazla kaybetmedim. Parayla oynayınca normal arkadaşlar arasındaki mahjongdan farklı birçok şey oluyor. Örneğin kaybettikçe kazanma paniği daha dikkatsiz ve riskli oynamanıza neden olabiliyor, çünkü "2000 yen kaybettim o parayı geri almam gerek biran önce" mentalitesine girebiliyorsunuz.

Daha önce oynadığım ve 2000 yen kazanarak ayrıldığım gece, ilk oyunda birinci olup zaten 2000 yen toplamıştım. Para olunca, "bu kaybetme param oldu" mantığı devreye giriyor ve psikolojik olarak daha sabırlı ve defansif oluyorsunuz. Bu sabırla da daha kontrollü oynuyorsunuz. Ama dünkü gibi ilk oyunda daha doğu ilk raund oynanırken riichi yapmışsanız ve dağıtıcının sonradan yaptığı riichi'ye bitme taşını atıp dağıtıcı baiman, yani 24000 ödeyince, ilk raunttan puanınız 0 olmuş oluyor ve 1750 yen ödüyorsunuz. Bu da sinirlerinizi biraz bozuyor doğal olarak, ama önemli olan sonraki oyunlarda sabrınızı korumak.

Sorun şu ki, bazen mahjong oynayanlar bilir, kötü dönemlere giriyorsunuz. Mesela bir hafta veya iki hafta boyunca o kadar vasat eller geliyor, o kadar olmayacak şansızlıklar oluyor ki, insan kesinlikle "nagare" dediğimiz şans ve gidişat faktörüne inanmadan edemiyor. Dün o ilk elden sonra ne kadar sakin olup devam etsem de, sonraki hanchanlarda bir kez bile mangan el yapamadım. Elim tenpai olunca beklediğim taşları diğer oyuncular sadece bir tur önce atmış oluyor, ben 3 bekleme riichi yapınca biri kapalı beklemeyi ilk turda çekip ura dora ile mangan yapıyor, ne zaman riichi yapsam kırmızı beş çekip başkasının eline atıyorum, vesaire vesaire. Kısacası riichi yapmadığım zamanlarda kimsenin eline taş atmayıp, kendim de büyük bir hata yapmadan oynamış olmama rağmen, hiçbir şey yapamadan sabah olması gibi bir durum söz konusu.

Dediğim gibi bu şansızlık durumu bir oyun değil, bir haftadan bir aya kadar bir döneme yansıyabiliyor. Mesela bugün internette oynadığım oyunlarda da aynı muhabbet oldu. Yine şansızlıklar, vasat eller, elim bir kez dağıtıcı haneman tenpai olduğunda da internetim kesildi. Zaten öyle olunca da buraya yazmak istedim. Sizde böyle dönemlerden geçerseniz, veya geçtiyseniz, şansızlıkları paylaşınız lütfen.

Japonya'dan herkese iyi mahjonglar diliyorum, umarım Ankara'daki parlorlarda havalar güzeldir.

 

 

 
Mahjong Anime-Mangaları
Abdullah Sivas tarafından yazıldı.   
Pazar, 31 Ekim 2010 01:39
Türkçe çeviri mevcut değil.

Uzun zamandır, hem zaman eksikliğinden, hem de mahjong oynayan topluluğun oldukça az olmasından kaynaklanan olay eksikliğinden siteye birşey ekleyemedik, özür dileriz. Bunu telafi etmek adına, mahjong otakusu nasıl olunur onu anlatacağım sizlere.

Ben ilk oynamaya başladığımda Çin Resmi Mahjongu öğrenmiştim. Onu da rastlantı sonucu öğrenmiştim, ama eğlenceli olduğunu görüp devam ettim. Köşede bir yerde hep görürdüm, Riichi Mahjong, Japanese Mahjong diye, hiç eneee bu ne diye merak edip tıklamamıştım. Sonra birgün heyecanla sonbahar dönemi animelerinin açıklanmasını heyecanla beklerken, parmağım tam F5 e basmaktan yorulmuştu, favori anime kaynağım kocaman bir poster koydu siteye. Oldukça hoş düzenlenmiş bu posterde canımı acıtan çok şey(çok fazla, çooook fazla shõnen) vardı, ancak dikkatimi çeken de önemli animeler vardı. O animeleri çoğunlukla benden başka kimse sevmedi o ayrı mesele, ama her yönden güzeldiler. İşte bunlardan biri normalde görsem dandik ecchi, moe/fanservice den oluşan anime deyip geçeceğim, ancak sırf türünde mahjong yazdığı için atladığım bir animeydi, Saki. Saki liseye yeni başlamış, okula giderken D-Cupped oldukça güzel başka bir lise 1 öğrencisi görmüş, mahjong'tan belli sebeplerden vazgeçmiş ancak oynadığında çok sağlam oynayan bir kız. Evet moe/fanservice oldukça iyiydi, ancak dediğim gibi aslında beni çeken şey türünde mahjong yazmasıydı. Riichi Mahjong'la ilk gerçek tanışmam öyle oldu. Genel olarak mantığını anladıktan sonra acaba mahjong temalı başka animeler var mı, diye araştırmaya başladım. Saki'den sonra bulduğum ilk animeyse Akagi oldu.

Gerçekten böyle şans eseri Akagi'yi bulmam güzel oldu. Çünkü MadHouse'un en iyi iş lerinden biri olmasının yanı sıra, Akagi karakterinin karizması, oyun stili ve düşünce şekli gerçekten hoşuma gitti. Garip bir tür nihilistliği var kendisinin, eğer okuduysanız bilirsiniz Kızıla Boyalı Saçlar'ı bitirince Luis olmak istemem gibi bu animeyi bitirince Akagi olmak istedim.İlk başta çizim tarzı falan pek hoşunuza gitmeyecek büyük ihtimalle, ama alıştığınızda aslında bu tarzı daha çok sevebilirsiniz. MadHouse'un Gungrave, The Girl Leapt Through Time, Aoi Bungaku, Black Lagoon, Cardcaptor Sakura, Claymore, Clover, Death Note, Hajime no Ippo, Hellsing, Kaiji(kendisine daha sonra geri döneceğim), ve artık ne kadar animesini izlediysem hepsinde olan kaliteyi buna da yansıtmışlar ve açıkcası stüdyo olarak birinciliğe MadHouse'u yerleştiriyorum, Studio Ghibli'yi alıp.

 

Devamını oku...
 
ECR 2010 Sonuçları
Deniz Gençtürk tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 17 Temmuz 2010 14:56

Geçtiğimiz Pazar günü itibariyle ikinci kez düzenlenen Avrupa Riichi Mahjong Turnuvası sona erdi. Birincilik Hollandalı oyuncu Maurice Demmer'in olurken, onu sadece 700 puanla izleyen Fransız oyuncu Joel Ratsimandresy ikinci, Amerika'dan gelen David Bresnick ise üçüncü oldu. 8 Hanchan sonunda bir Daburu Yakuman ile 103,700 puan toplayan Maurice Demmer son oyununu eksi 35,000 puanla sonuncu olarak bitirse de birinciliğini korudu.

Benim performansımdan pek bahsetmesek iyi olur aslında, bir kez birinci, ikişer kez ikinci ve üçüncü olurken, üç kez de dördüncü olarak toplam eksi 29,100 puanla 56. olabildim.

Dünya'nın her tarafından gelen Riichi oyuncuları ile tanışmak çok güzel bir deneyim olsa da, Avrupa'daki oyuncuların düzeyi ve birçoğunun MCR oynamasından kaynaklanan farklı oyun stili, bunun üzerine de EMA Riichi kurallarının şans faktörünü arttıran kırmızı beşler üzerine kurulmuş olması beni ve benim gibi yalnızca Riichi oynayan oyuncuları üzen faktörlerdi. Bu turnuva ve Avrupa'da Riichi'nin düzeyi hakkında çok söyleyecek şeylerim olmasına rağmen şu anda sınavlarımın olması, Almanya'dan dönmek üzere olmam ve de yarın Washizu Mahjong Turnuvasına katılıyor olmamdan dolayı 2010 ECR hakkında daha fazla yazamıyorum. En kısa zamanda yazabilirim umarım.

 
Hollanda'da Washizu Mahjong Turnuvası
Deniz Gençtürk tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 21 Aralık 2009 00:00

The bar at the event location.

Mahjong News internet sitesinin editörü olan ve daha önceden Hollanda'da iki tane mahjong turnuvası düzenleyen Martin Rep, bu yaz yine Hollanda'da benzersiz bir turnuva düzenliyor. Washizu Mahjong. Şeffaf taşları almama rağmen henüz bu oyunu oynama fırsatı yakalayamamıştım, özellikle de normal mahjongdan ne kadar farklı ve zor olduğunu düşünürsek kimse bu oyuna yanaşmadı. Ama şimdi 28 kişilik bir turnuvaya katılıyorum ve nasıl olacağını şimdiden çok merak ediyorum. Merak edenler için turnuvanın websitesi burası.

Sorun şu ki, Washizu Mahjong'un gerçek hayatta ne kadar dengeli bir oyun olduğunu kimse bilmiyor. Akagi'de oyun iki takım olarak oynanıyor ve her takımda yalnızca bir kişinin puanı anlam taşıyor. Yani bir oyuncu yalnızca partnerine yardım amaçlı oynuyor. Bu şekilde oynamak mümkün tabii ki ama iş turnuvaya gelince ve ciddiye binince, partner işi biraz sorun yaratacak gibi gözüküyor.

Her ne kadar Marin Rep bu turnuvanın "arkadaşlık turnuvası" olduğunu söylese de, insanlar yenmek isteyecek ve bunun için başkasına güvenmek zorunda kalmak istemeyecekler. Kısacası, büyük ihtimalle bu turnuva partnersiz, herkes tek oynanacak... Washizu Mahjong'u sadece 1/4 şeffaf taşlarla oynadığımızda bile başkalarının ellerini okumak kolaylaşmıştı. 3 şeffaf taş olunca büyük ihtimalle herkesin ne beklediği belli olacak. Yani turnuva çok sıkıcı da olabilir.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki123SonrakiSon»

Sayfa 1 / 3